Barış İstiyoruz

Yazar / Referans: 
Hülya Kirmanoğlu, BİA Haber Merkezi
Tarih: 
17/01/2016

Devlet hukuk dışına çıkarsa meşruiyeti kaybolur ve bu kaybın açacağı yaralar karşısında devleti yönetenleri uyarmak sadece aydınların ve akademiklerin değil, bütün vicdanlı vatandaşların görevidir.

Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan Kürt vatandaşlardan bir bölümü bir yandan onyıllardır mücadele ettikleri eşit vatandaşlık haklarını yasal siyasal yollardan elde edemedikleri için içlerinden çıkan terör örgütünün baskısı altındayken, diğer yandan bölgenin belirli noktalarına çok acımasızca müdahale eden devletin şiddetine maruz kalıyorlar.

BASINA VE KAMUOYUNA

Yazar / Referans: 
BAK
Tarih: 
13/01/2016

Basına ve Kamuoyuna

Öncelikle şunu belirtmek isteriz. “Bu Suça Ortak Olmuyoruz” isimli metnin imzacıları olarak imzalarımızın arkasındayız. Bize yöneltilen tüm hakaretler ve tehditlerle ilgili hukuki süreç başlatacağımızı bildiririz. Bu hakaretler ve tehditlere rağmen bize desteğini sunan öğrencilerimize, Eğitim-SEN, ÇHD, TODAP, Barış Bloğu, Barış İçin Edebiyatçılar ve diğer tüm kurum, kuruluş ve bireylere teşekkür ederiz. 

İmza metnini sunduktan sonra yaptığımız basın açıklaması

Yazar / Referans: 
BAK
Tarih: 
12/01/2016

Bu metne Türkiye'de 89 farklı üniversitede ve dünyanın çeşitli ülkelerinde üniversitelerde çalışan1128 akademisyen ve araştırmacı imza verdi. Açıkçası Barış İçin Akademisyenler grubu olarak metni oluşturup imzaya açtığımızda, böyle büyük bir ilgiyle karşılanacağını beklemiyorduk. Metnimizin her yaş ve ünvan grubunda karşılık bulması bizim için heyecan verici oldu. Tüm Türkiyeli, ama özellikle de genç akademisyenlerin ülkemizde gerçekleşen insan hakları ihlalleri karşısında gösterdikleri duyarlılık bizi çok mutlu etti. 

Bu suça ortak olmayacağız! Em ê nebin hevparên vî sûcî!

Yazar / Referans: 
BAK
Tarih: 
11/01/2016

Bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak bu suça ortak olmayacağız!
Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur'da, Silvan'da, Nusaybin'de, Cizre'de, Silopi'de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlal etmektedir.

We will not be a party to this crime! (in English, French, German, Spanish, Arabic, Russian, Greek)

Yazar / Referans: 
Academicians for Peace
Tarih: 
10/01/2016

As academics and researchers of this country, we will not be a party to this crime!
The Turkish state has effectively condemned its citizens in Sur, Silvan, Nusaybin, Cizre, Silopi, and many other towns and neighborhoods in the Kurdish provinces to hunger through its use of curfews that have been ongoing for weeks. It has attacked these settlements with heavy weapons and equipment that would only be mobilized in wartime. As a result, the right to life, liberty, and security, and in particular the prohibition of torture and ill-treatment protected by the constitution and international conventions have been violated. 

Pages