İki Akademisyenin Dosyasında Yetkisizlik Kararı Verildi

Yazar / Referans: 
Tansu Pişkin, Bianet
Tarih: 
30.10.2018

14. ACM heyeti, Mersin ve Munzur üniversitelerinden imzacı iki akademisyenin dosyaları için yetkisizlik kararı verdi. Şahin'in dosyası Tunceli Nöbetçi ACM'ye, Mertcan'ın dosyası Mersin ACM'ye gönderildi.

Barış İçin Akademisyenlerin “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini  imzaladıkları için "Terör örgütü propagandası" ile suçlamasıyla yargılanan akademisyenlerin duruşmaları Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde devam etti.

Bugün üç ayrı mahkemede yedi akademisyenin duruşmaları görüldü:

14. Ağır Ceza Mahkemesi (ACM): Mersin Üniversitesi'nden ihraç edilen Yrd. Doç. Dr. Hakan Mertcan ve Munzur Üniversitesi'nden ihraç edilen Arş. Gör. Adnan Şahin'in birinci duruşmaları.

26. ACM: Sabancı Üniversitesi'nden Öğr. Gör. Engin Kılıç'ın ikinci duruşması.

37. ACM: Kadir Has Üniversitesi'nden Doç. Dr. Melis Behlil ile Işık Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hacer Ansal'ın ikinci; İstanbul Üniversitesi'nden Arş. Gör. Sami Cankat Tanrıverdi'nin üçüncü duruşmaları.

İki akademisyen için mütalaa

37. ACM'de duruşmaları görülen Melis Behlil ve Sami Cankat Tanrıverdi için savcı esas hakkında mütalaasını açıkladı. Akademisyenlerin Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 7/2 maddesinin 1 ve 2. cümlelerine göre cezalandırılmasını istedi.

Terörle Mücadele Kanunu 7/2

Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

İki davada yetkisizlik kararı

14. ACM'de duruşmaları görülen Adnan Şahin ve Hakan Mertcan'ın dosyalarında heyet, savcının mütalaası doğrultusunda kendi mahkemesi için yetkisizlik kararı verdi. 

Karara gerekçe olarak "sanıkların atılı suçu başka yerlerde gerçekleştirmiş olması" gösterildi. Adnan Şahin'in dosyası "görevli ve yetkili" Tunceli Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi'ne; Mertcan'ın dosyası "görevli ve yetkili" Mersin Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

14. ACM

Mahkeme başkanı: Murat Özer - Üyeler: Ünal Altınöz, Mücteba Akkaya - Savcı: Ercan Gümüş.

1. duruşma

Duruşma öncesinde Adnan Şahin’in avukatıyla görüşerek yetkisizlik kararı vereceğini söyleyen mahkeme başkanı, duruşma başladığında salona sadece avukatı almak istedi. Ancak avukat müvekkilini Şahin'i de salona aldı. Duruşmaya izleyici ve basın alınmadı.

Savcı yetkisizlik kararı verilmesi yönündeki yazılı mütalaasını dosyaya sundu. "Sanığın ikametgahının ve iş yeri adresinin Tunceli'de olması, hakkındaki soruşturmanın Tunceli'de başlaması ve atılı suça ilişkin bildiriyi Tunceli'de imzalamış olması" gerekçeleriyle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın "yetkili Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne" gönderilmesini istedi.

Yetkisizlik kararı

Avukat ruken Gülağacı, suçun nerede işlendiğinin tam olarak belirlenmediğini bu nedenle verilecek yetkisizlik kararının usul ve esasa uygun olmayacağını söyledi.

Heyet, "atılı suç yerinin Tunceli olduğu" gerekçesiyle dosyanın "terör suçlarına bakmakla görevli Tunceli Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi2ne gönderilmesine" karar verdi.

2. duruşma

Hakan Mertcan yurtdışında, avukatı Sezgin Kesim de başka bir ilde duruşmada olduğu gerekçesiyle duruşmaya katılamadı.

Mahkeme heyeti sanık ve avukatının katılamadığı duruşmada bir önceki duruşmada olduğu gibi yetkisizlik kararı vererek dosyayı Mersin Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.

26. ACM

Engin Kılıç duruşma salonunda hazır bulundu. Avukatının raporlu olduğunu, savunmasını avukatıyla beraber yapacağını söyledi.

Savcı, esas hakkında mütalaasını hazırlamak için dosyanın tarafına gönderilmesini istedi.

Heyet sanığa avukatıyla birlikte savunmasını yapmak için süre verdi. Dosyanın varsa tevsii tahkikat yoksa esas hakkındaki mütalaasını bildirmek için iddia makamına gönderilmesine karar verdi. 

Bir sonraki duruşma 30 Ocak 2019’da.

37.ACM

Mahkeme başkanı: Akın Gürlek - Üyeler: Erol Güngör, Ferhat Şahin - Savcı: Can Tümer Keriş.

1. duruşma

Duruşma salonunda hazır bulunan Melis Behlil savunmasını sundu.

Ardından avukatı Melike Polat Bursalı, “terör örgütü propagandası yapmak” suçunun unsurlarının oluşmadığını, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek müvekkilinin derhal beraatini istedi.

Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dosyanın 13. ACM’de devam dört akademisyenin dosyasıyla birleştirilmesini, olmazsa mahkemenin kendi bünyesindeki dosyaları birleştirmesini istedi.

13. ACM’deki dosya

Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Doç. Dr. Kıvanç Ersoy, Barış İçin Akademisyenlerin “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini imzaladıkları gerekçesiyle haklarında TMK 7/2'den açılan davada, savcının talebi üzerine Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 301. maddesinden yargılama yapılması için Adalet Bakanlığı'na yargılama izni için başvuruldu. Bakanlık ilgili izni verdi. Ancak davanın son duruşmasında esas hakkında mütalaasını sunan savcı, akademisyenlerin TMK 7/2'ye göre cezalandırılmasını istedi. Dört akademisyenin yargılaması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

TCK 301

Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Devletin yargı organlarını, askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır. Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.

Savcı, “eylemin yargılamayı gerektirmesi” nedeniyle derhal beraat talebinin, “hukuki bağ olmadığı” gerekçesiyle de birleştirme taleplerinin reddini istedi.

TMK 7/2-2. cümleden ek savunma

Heyet bütün talepleri reddetti. Sanığa iddianamede TMK 7/2’nin maddesiyle suçlandığı ancak bildirinin basın ve yayın yoluyla kamuoyunda açıklandığı, bu sebeplerle isnat edilen suçlamanın niteliğinin TMK 7/2-2. cümle maddesindeki suça dönüşme ihtimali bulunduğu söylendi. Ek savunması soruldu. Behlil önceki savunmasını tekrar etti.

Avukat Polat-Bursalı, tevsii tahkikat talepleri olduğunu söyledi. Savcı talebin reddini isteyerek hazır olan esas hakkında mütalaasını sunmak istedi. Heyetin kabulüyle mütalaasını açıklayan savcı sanığın TMK 7/2 1. ve 2. cümlelerine göre cezalandırılmasını istedi.

Heyet, sanığa esasa karşı savunmasını hazırlaması, sanık müdafine tevsii tahkikat taleplerini yazılı olarak sunması için süre verdi. 

Bir sonraki duruşma 13 Aralık’ta.

2. duruşma

Hacer Ansal raporlu olduğu gerekçesiyle duruşmaya katılamadı. Avukatı müvekkili savunmasını sunduktan sonra savunma yapacağını söyledi.

Savcı "usulüne uygun çağrıya rağmen gelmediği" gerekçesiyle sanık hakkında yakalama kararı çıkarılmasını istedi.

Heyet, sağlık raporu mazeretini kabul ederek sanığa bir sonraki celseye katılması için uyarı tebligatı çıkarılmasına karar verdi.

Bir sonraki duruşma 9 Ocak 2019'da.

3. duruşma

Duruşmada hazır bulunan Sami Cankat Tanrıverdi bir önceki celsedeki beyanlarını yineledi.

Avukat Ziya Çelik “Mahkemenizin derhal beraat, birleştirme ve tevsii tahkikat taleplerine karşı tavrını biliyoruz. Ancak mahkemenizin tarafsızlığını koruması, sübuta ilişkin kanaat oluşmaması, umutlu savunma yapabilmemiz ve talepler öne sürebilmemiz için mahkemeniz nezdindeki benzer dosyaların birleştirilmesini talep ediyoruz” dedi.

Çelik, ayrıca isnat edilen suçun TCK 301. maddesinde düzenlenen suça dönüşme ihtimaline binaen Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni alınmasını istedi.

Mütalaa açıklandı

Savcı, sanık müdafinin taleplerinin reddini talep etti. Ceza istediği esas hakkında mütalaasını yineledi. 

Heyet, Tanrıverdi ve avukatlarına esasa karşı savunmalarını hazırlamak üzere bir sonraki celseye kadar kesin süre verdi. Avukatların talepleri reddedildi. 

Bir sonraki duruşma 13 Aralık’ta görülecek.

Akademisyen yargılamaları hakkında

10 Ocak 2016'da "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin (BAK) "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisi 1128 akademisyenin imzası ile yayınladı. Sonraki katılımlarla imza sayısı 2212 oldu.

Akademisyenler hakkında Savcı İsmet Bozkurt’un hazırladığı iddianame ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) “örgüt propogandası” fiilini düzenleyen 7/2 maddesinden dava açıldı.

30 Ekim itibariyle 5 Aralık 2017'den bu yana mahkemeye çıkan akademisyen sayısı 368 oldu. 33 akademisyen 1’er yıl 3’er ay hapis cezasına mahkum oldu. Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zübeyde Füsun Üstel ve Marmara Üniversitesi'nden Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın cezası hariç cezalarda hükmün açıklanması geri bırakıldı. Üstel’in ve Ersanlı'nın cezalarının ertelememe gerekçesi olarak "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmediği" ve "mahkemede suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığı" gösterildi.

Barış akademisyenleri 10 Mart 2016’da “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisi nedeniyle yaşadıklarını basın toplantısında paylaştılar. Toplantıda açıklamaları yapan Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Doç. Dr. Kıvanç Ersoy (15 Mart 2016) ile Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı (31 Mart 2016) TMK 7/2'de düzenlenen “örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklandılar, 22 Nisan 2016’da serbest bırakıldılar. Savcının talebi üzerine Adalet Bakanlığı “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama"yı düzenleyen TCK 301. maddeden yargılanma izni verdi. Dava sürüyor.

Birleştirme kararları

33. ACM, 25. ACM, 24. ACM, 29 ACM ve 30. ACM'de akademisyen dosyaları birleştirildi.

(TP)

Kaynak: https://bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/202160-iki-akademisyenin-dosya...