"Yarın işimize geri dönebiliriz ama ölen insanlar bir daha geri dönemeyecekler"

Yazar / Referans: 
http://kilikyagazetesi.com/
Tarih: 
14/04/2016

"Yarın işimize geri dönebiliriz ama ölen insanlar bir daha geri dönemeyecekler"

Üniversitesi'nde işten çıkarılan 3 akademisyen için dayanışma yemeği düzenlendi. Yemekte konuşan akademisyenlerden Bermal Aydın, "Yarın tekrardan işlerimizin başına geri döneceğimize inanıyorum. Ama ölen insanlar bir daha geri dönemeyecekler" dedi.

Saygı talep edilmez, ‘hak’ edilir…

Yazar / Referans: 
Murat Sevinç
Tarih: 
14/04/2016

1980’li yıllarda dersimize giren büyük anayasacı, hocamız Mümtaz Soysal’ın hiç unutmadığım sözlerinden biri, “Hak verilmez, alınır!” idi. Hoca’nın bu ifadesi, yüzlerce yıl sürmüş (halen süren/sürecek) ve sonunda muhtelif ‘sözleşmeler’e bağlanmış hak mücadelesinin en sade biçimde dile getirilişiydi.

Memelekete Dönmek

Yazar / Referans: 
Chris Stephenson
Tarih: 
14/04/2016

Bu mektubu yazmaya davet edildiğimde benden istenen belki de “Türkiye’ye acıklı bir veda” mektubuydu. Ancak olaylar öyle gelişmedi. İki araç dolusu polis memuru tarafından uçağa bindirildikten sadece 48 saat sonra avukatımdan Türkiye’ye dönebileceğimi öğrendim.

Mehmet Metiner’e yanıt 

Yazar / Referans: 
t24.com.tr
Tarih: 
13/04/2016

Prof. Gençay Gürsoy'dan AKP'li Metiner'e: Esra Mungan Gürsoy, kimin elini sıkmaya değer olduğunu iyi bilir

"Yargının işler hale geleceği günlerde Mehmet Metiner elbet bunun hesabını verecektir"

Akademisyene zulümde Mersin ekolü

Yazar / Referans: 
Kemal Göktaş, Cumhuriyet
Tarih: 
13/04/2016

Barış bildirisini imzalayan öğretim üyesinin sözleşmesi usulsüz biçimde yenilenmedi.

Barış İçin Akademisyenler grubunun imza metni, üniversiteler içerisinde ayrışmalara neden olurken Mersin Üniversitesi sözleşme fesihleri, disiplin soruşturmaları ve akademisyenlere yönelik terör soruşturmaları ile dikkat çekiyor.

Haklıyım, o halde mücadeleye varım

Yazar / Referans: 
Maaz İBRAHİMOĞLU, NOKTA
Tarih: 
12/04/2016

Akademimizin son dönemdeki hali içler acısı. Barış ve adalet isteyen, insanlığın yol ve yordamını bilen, savaşlara ve öldürülmelere karşı olan akademisyenler cezaevlerine konup işlerine son verilirken, kendi dersini almak istemeyen öğrencilerini "terörist" diye savcılığa ihbar eden, "halkın cahil olanını severim" diyen, taciz ve tecavüzle suçlanan akademisyenler sırf 'yandaş' oldukları için baştacı ediliyor.

Akademisyen Nil Mutluer: Suça ortak olmadık diye cezalandırıldık

Yazar / Referans: 
www.evrensel.net 
Tarih: 
11/04/2016

Sabah açılış konuşmasıyla başlayan "10. Düşünceye Özgürlük için İstanbul Buluşması", tanıklıkların anlatımıyla devam etti. Tahir Elçi'nin katledilmesine ilişkin konuşan Diyarbakır Barosu'ndan avukat Kutbettin Odabaşı, "Düşüncesini açıkladığı için öldürüldü" derken, barış bildirisine imza attığı için işten atılan akademisyenlerden Nil Mutluer de, işlenen suça ortak olmadıkları için cezalandırıldıklarını ifade etti. Önce sınır dışı edilen ardından Türkiye'ye geri dönen akademisyen Stephenson ise, Bölge illerinde yaşanan katliamları işaret ederek kendisinin başına gelenleri büyütmek istemediğini ifade etti.

Nöbetteyiz!

Yazar / Referans: 
Meryem Koray, Birgün
Tarih: 
08/04/2016

Çarşamba günü Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği ve Eğitim Sen Üniversiteler Şubesi ile birlikte Silivri’deydik; ondaki önceki Çarşamba da Bakırköy’de...

Tutuklu dört akademisyen arkadaşımız var: Esra Mungan ve Meral Camcı Bakırköy, Muzaffer Kaya ve Kıvanç Ersoy da Silivri Cezaevinde tutuklu.

Sungur Savran: Üniversiteyi tek başına kurtarmak mümkün değil

Yazar / Referans: 
sendika.org
Tarih: 
08/04/2016

Barış için Akademisyenler’in “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini yayımlamasıyla başlayan mücadele üzerine bu kez Sungur Savran’la görüştük. Hem akademisyen hem de sosyalist siyasetçi kimliğiyle bilinen Savran, akademiden yükselen mücadelenin çok önemli olduğunu belirtiyor ancak tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.

Paris’i bırakıp niye döndün Meral?

Yazar / Referans: 
Sibel Köklü, Yurt Gazetesi
Tarih: 
08/04/2016

Herhangi bir suçtan dolayı aranıyor olsanız, hayatınızı kaçak da olsa Paris’te sürdürmeyi mi tercih ederdiniz? Yoksa tutuklanacağınızı bile bile Türkiye’ye dönmeyi mi?

Bu kadar açık ve net bir soruyla karşılaştık geçtiğimiz günlerde...

Paris, kuşkusuz Avrupa’nın en güzel şehirlerinden biri. Dolayısıyla belki de milyonlarca kişinin gözünü bile kırpmadan yaşamayı tercih edeceği bir yer...

Pages